İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler
  3. Alacak Tahsili

Alacak Tahsili

İtirazın İptali Davası: Bir Yıllık Süre ve Yüzde Yirmi İcra İnkâr Tazminatı

5 dk okuma

Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklının önündeki yol, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesindeki itirazın iptali davasıdır: itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse aynı yaptırım ona uygulanır.

İtiraz edilince ne olur?

İlamsız icra takibinde borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Bu noktadan sonra alacaklının takibi tek başına sürdürmesi mümkün değildir; durmuş takibi harekete geçirmek için mahkemeye ya da icra mahkemesine başvurması gerekir.

Alacaklının önünde iki ayrı yol vardır ve bunlar karıştırılır. Birincisi itirazın iptali davasıdır; genel mahkemede açılır ve alacağın varlığı genel hükümlere göre her türlü delille ispatlanır. İkincisi itirazın kaldırılmasıdır; icra mahkemesinde görülür ve yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılabilir.

Elinde imzası ikrar edilmiş senet ya da resmî belge bulunan alacaklı için icra mahkemesi yolu daha hızlıdır. Böyle bir belgesi olmayan, alacağını faturaya, tanığa veya ticari deftere dayandıran alacaklı için ise tek yol itirazın iptali davasıdır.

Bir yıllık süre

İcra ve İflas Kanunu'nun 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun'la değişik 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işler; borçlunun itiraz ettiği tarihten değil. Bu ayrım pratikte önem taşır çünkü aradaki tebligat süresi hesaba katılır.

Bir yıllık süre hak düşürücüdür. Ancak kaçırılması alacağı yok etmez: maddenin açık hükmüne göre birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Yani süre geçerse itirazın iptali davası açılamaz, ama alacak davası açılabilir. Fark şudur: alacak davasında mevcut takip canlanmaz, yeni baştan takip gerekir ve icra inkâr tazminatı istenemez.

İcra inkâr tazminatı: yüzde yirmiden az olamaz

Bu davayı alacaklı için cazip kılan unsur, 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanun'la değişen fıkradaki tazminattır. Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

Üç nokta dikkat ister. Birincisi tazminat kendiliğinden hükmedilmez; diğer tarafın talebi gerekir. Dava dilekçesinde açıkça istenmezse hâkim resen karar veremez.

İkincisi oran bir alt sınırdır, üst sınır değil. Yüzde yirmi, hâkimin aşağısına inemeyeceği taban tutardır. Üçüncüsü yaptırım çift yönlüdür: takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da aynı tazminata mahkûm edilir. Bu nedenle dayanaksız takip başlatmak alacaklı bakımından da risklidir.

Veli, vasi veya mirasçı itiraz etmişse

Kanun bu kişiler için özel bir koruma getirir: itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Yani itirazın haksız çıkması tek başına yetmez; ayrıca kötü niyetin ispatı gerekir. Miras yoluyla intikal eden ve içeriğini bilmediği bir borca itiraz eden mirasçı bu hükümle korunur.

Dava kazanılırsa takip ne olur?

İtirazın iptali davasının en önemli sonucu, durmuş olan takibin canlanmasıdır. Mahkeme itirazın iptaline karar verdiğinde alacaklı, yeni bir takip başlatmaya gerek kalmadan mevcut dosya üzerinden haciz aşamasına geçebilir.

Bu, davanın alacak davasına göre temel üstünlüğüdür. Alacak davasında alınan ilam ile yeniden ilamlı takip açmak gerekirken, itirazın iptalinde ilk takip tarihindeki sıra ve faiz başlangıcı korunur.

Takibin devamı için kararın kesinleşmesi kural olarak beklenmez; ancak tazminat kalemi bakımından farklı değerlendirme yapılabilir. Bu nedenle kararın tebliği sonrası icra dosyasına derhâl müracaat edilmesi, alacağın tahsil hızını doğrudan etkiler.

Borçlu tarafında neler yapılabilir?

Borçlunun ilk yapması gereken, itirazının gerçekten dayanağı olup olmadığını değerlendirmektir. Yüzde yirmilik tazminat riski, dayanaksız itirazı pahalı hâle getirir.

İtirazın kapsamı da önemlidir. Borca itiraz, imzaya itiraz ve yetkiye itiraz farklı sonuçlar doğurur. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmazsa imza ikrar edilmiş sayılır ve bu, alacaklıya icra mahkemesi yolunu açar.

Borcun bir kısmının kabul edildiği hâllerde kısmi itiraz tercih edilmelidir; kabul edilen kısım için takip devam eder, tazminat riski yalnızca itiraz edilen kısım üzerinden doğar. Sivas'ta görülen itirazın iptali davaları, alacağın niteliğine ve miktarına göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesinde; taraflar tacir ve iş ticari ise asliye ticaret mahkemesinde görülür.

Menfi tespit davası ne zaman açılır?

Borçlu, borcun hiç doğmadığını veya sona erdiğini düşünüyorsa beklemek zorunda değildir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi, borçluya takipten önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açma imkânı tanır.

Takipten sonra açılan menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz; durdurma için teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı alınması gerekir. Borç ödendikten sonra açılan dava ise istirdat davasına dönüşür ve ödenen paranın geri alınması istenir.

İtirazın iptali davası alacaklının, menfi tespit davası borçlunun yoludur. İkisi aynı alacak hakkında aynı anda görülüyorsa, davaların birleştirilmesi gündeme gelir.

İlgili çalışma alanı: Alacak Tahsili, Sözleşme Hukuku.

Dayanak mevzuat

  • 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m.67 (itirazın iptali; Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/15; tazminat fıkrası Değişik: 9/11/1988 - 3494/1)
  • 2004 s. İİK m.62 (ödeme emrine yedi gün içinde itiraz)
  • 2004 s. İİK m.68 (itirazın kaldırılması ve dayanak belgeler)
  • 2004 s. İİK m.72 (menfi tespit ve istirdat davası)

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?

Bir yıl. İİK 67'ye göre süre, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren işler. Süre kaçırılırsa itirazın iptali davası açılamaz, ancak genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır.

İcra inkâr tazminatı ne kadardır?

Red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere hâkimin takdir ettiği tutar. Yüzde yirmi alt sınırdır; tazminata ancak diğer tarafın talebi üzerine hükmedilir.

Tazminat yalnızca borçluya mı verilir?

Hayır. Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse aynı tazminata o mahkûm edilir. Yaptırım çift yönlüdür.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması aynı şey mi?

Değil. İtirazın iptali genel mahkemede açılır ve alacak her türlü delille ispatlanabilir; itirazın kaldırılması icra mahkemesinde görülür ve yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılabilir.

Mirasçı olarak itiraz ettim, tazminat öder miyim?

İİK 67'ye göre itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise tazminata hükmedilmesi kötü niyetin sübutuna bağlıdır. İtirazın haksız çıkması tek başına yeterli değildir.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Alacak Tahsili başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 30 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp