İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler

Makale

Vasi Atanması ve Kısıtlama Davası: Şartları, Usulü ve Sağlık Kurulu Raporu

5 dk okuma

Türk Medeni Kanunu'na göre ergin bir kişinin fiil ehliyeti ancak mahkeme kararıyla sınırlanabilir; buna kısıtlama, kişiye atanan kanuni temsilciye vasi denir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden kişi ise kendi isteğiyle kısıtlanmasını talep edebilir. Kısıtlama kararı kesinleşince ilân olunur.

Kısıtlama hangi sebeplerle istenebilir?

Türk Medeni Kanunu dört ayrı kısıtlama sebebi sayar. Birincisi 405. maddededir: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Demans, ağır psikiyatrik rahatsızlıklar ve ileri derecede zihinsel engel bu kapsamda değerlendirilir.

İkincisi 406. maddedeki ekonomik sebeplerdir: savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan kişi kısıtlanabilir.

Üçüncüsü özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hâlidir. Dördüncüsü ise 408. maddedeki istek üzerine kısıtlamadır: yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kendi kısıtlanmasını isteyebilir.

Bildirim yükümlülüğü

Kanun yalnızca yakınlara görev yüklemez. 405. maddeye göre görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Noterde işlem yapmaya çalışan ve ayırt etme gücünden yoksun olduğu anlaşılan kişi hakkında noterin bildirimde bulunması bu hükme dayanır.

Dava hangi mahkemede görülür?

Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesine göre kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir.

Yetki bakımından 411. madde açıktır: vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Yani dava, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde açılır.

Sivas'ta ikamet eden bir kişi için talep Sivas Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yöneltilir. Kişi sonradan başka bir yere taşınırsa vesayet dosyası da yeni yerleşim yerine nakledilir ve kısıtlama yeni yerde ilân olunur.

Sağlık kurulu raporu ve dinlenme zorunluluğu

Türk Medeni Kanunu'nun 409. maddesi iki usul güvencesi getirir ve bunlar kısıtlama kararının en sık bozulma sebebidir.

Birincisi dinlenme zorunluluğudur: bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Bu sebeplerde kişinin mahkemede dinlenmesi şarttır.

İkincisi rapor zorunluluğudur: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Tek hekim raporu yeterli değildir. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la değiştirilen cümleye göre, resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması hâlinde 436. madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Vasi kim olabilir?

Türk Medeni Kanunu'nun 413. maddesine göre vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Vasi olmak için akrabalık şartı yoktur; ölçüt görevi yapabilecek yetenekte olmaktır.

Gereken durumlarda bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir. Malvarlığı yönetimi ile kişisel bakımın farklı kişilere verilmesi bu yolla mümkün olur.

Uygulamada vasi çoğunlukla eş, çocuk veya kardeş gibi yakın bir aile üyesidir. Ancak aile içinde menfaat çatışması varsa ya da yakınlar arasında anlaşmazlık bulunuyorsa mahkeme aile dışından biri de atayabilir. Vasinin işlemleri vesayet makamının denetimine tabidir; önemli işlemler için ayrıca izin alınması gerekir.

Kısıtlama kararının sonuçları

Kısıtlanan kişi fiil ehliyetini kaybeder; hukuki işlemlerini vasisi aracılığıyla yapar. Bu, kişinin hak ehliyetini ortadan kaldırmaz; yalnızca kendi işlemleriyle hak ve borç doğurma yeteneğini sınırlar.

Türk Medeni Kanunu'nun 410. maddesine göre kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Bu ilânın pratik bir işlevi vardır: kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.

Bu kural, kısıtlama kararından önce yapılmış işlemlerin akıbetini belirler. İlândan önce iyiniyetle işlem yapan üçüncü kişi korunur. Buna karşılık ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır; yani kişi işlem anında ayırt etme gücünden yoksunsa, işlem kısıtlama kararı olmasa bile geçersiz sayılabilir.

Kısıtlama kaldırılabilir mi?

Kaldırılabilir. Kısıtlama kalıcı bir statü değildir; sebebi ortadan kalktığında vesayet makamından kaldırılması istenebilir.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada, kaldırma kararı da resmî sağlık kurulu raporuna dayanır. Bağımlılık veya savurganlık sebebiyle kısıtlamada ise kişinin durumunun düzeldiğini ispat etmesi gerekir; belirli bir sürenin geçmiş olması aranır.

İstek üzerine kısıtlanan kişi ise, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını ispat ederek kaldırılmasını talep edebilir. Her hâlde karar, kısıtlamaya karar veren vesayet makamı tarafından verilir ve kaldırma kararı da aynı şekilde ilân olunur.

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku, Miras Hukuku.

Dayanak mevzuat

  • 4721 s. Türk Medeni Kanunu m.397 (vesayet makamı ve denetim makamı)
  • 4721 s. TMK m.405 (akıl hastalığı veya akıl zayıflığı; bildirim yükümlülüğü)
  • 4721 s. TMK m.406 (savurganlık, bağımlılık, kötü yönetim)
  • 4721 s. TMK m.408 (istek üzerine kısıtlama)
  • 4721 s. TMK m.409 (dinlenme ve sağlık kurulu raporu; Değişik cümle: 2/3/2024 - 7499/6)
  • 4721 s. TMK m.410 (kısıtlamanın ilânı)
  • 4721 s. TMK m.411 (yetki)
  • 4721 s. TMK m.413 (vasinin atanması)

Sık sorulan sorular

Vasi atanması davası hangi mahkemede açılır?

Sulh hukuk mahkemesinde. TMK 397'ye göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme, kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki mahkemedir.

Akıl hastalığında tek hekim raporu yeterli mi?

Yeterli değil. TMK 409'a göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir.

Kişi kendi isteğiyle kısıtlanabilir mi?

Evet. TMK 408'e göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kısıtlanmasını isteyebilir.

Vasi mutlaka akrabadan mı olur?

Hayır. TMK 413'e göre vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Akrabalık şartı yoktur; gerektiğinde birden çok vasi de atanabilir.

Kısıtlamadan önce yapılan işlemler geçerli mi?

TMK 410'a göre kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez. Ancak kişi işlem anında ayırt etme gücünden yoksunsa, ayırt etme gücüne ilişkin hükümler saklıdır.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 30 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp