İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler

Makale

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ve Kararın Uygulanması

6 dk okuma

Çocukla kişisel ilişki, velayeti kendisinde olmayan ananın ya da babanın çocuğunu belirli gün ve saatlerde görmesidir. Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesine göre ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Karar yerine getirilmezse izlenecek yol 2021'de tümüyle değişti.

Çocukla kişisel ilişki hakkı kime tanınır?

Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesi hakkı doğrudan tanır: ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak çocuğun hakkıdır aynı zamanda; yalnızca ebeveynin talebine indirgenmez.

Boşanma davasında düzenleme kendiliğinden yapılır. 182. maddeye göre mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Ölçüt nettir. Aynı madde, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararlarının esas tutulacağını belirtir. Ebeveynin isteği değil, çocuğun yararı belirleyicidir.

Hak yalnızca ana ve babaya özgü de değildir. 325. maddeye göre olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Büyükanne ve büyükbabanın torununu görme talebinin dayanağı budur.

Kişisel ilişki hangi hâllerde kısıtlanır veya kaldırılır?

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesi önce bir yükümlülük koyar: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülüğe aykırılığın yaptırımı aynı maddededir. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer ve ya ana ve baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.

Dikkat edilecek nokta, maddenin iki yönlü işlemesidir: çocuğu göstermeyen ebeveyn kadar, kişisel ilişkiyi çocuğun huzurunu bozacak biçimde kullanan ebeveyn de bu hükmün kapsamındadır.

Bir de rıza kuralı vardır. 326. maddeye göre çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. Yani mahkeme kararı olmadan çocuğu alıp götürmek hukuka uygun değildir.

Dava hangi mahkemede açılır?

Kişisel ilişki talepleri aile mahkemesinde görülür. Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu'nun 326. maddesi bir kolaylık tanır: kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Bu, çocuk başka bir ilde yaşıyorsa davanın orada açılabilmesi anlamına gelir. Aynı madde boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklı olduğunu da belirtir; yani devam eden bir boşanma davası varsa düzenleme o dosyada yapılır.

Talep boşanmadan sonra da gündeme gelebilir. Çocuğun yaşı ilerledikçe, okul düzeni veya tarafların şehir değiştirmesi gibi sebeplerle mevcut düzenlemenin değiştirilmesi istenebilir; bu da ayrı bir dava konusudur.

Karara uyulmazsa ne yapılır? 2021'de değişen usul

Burası, eski kaynakların çoğunun yanlış anlattığı yerdir. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması kararlarının yerine getirilmesi artık icra dairesinin işi değildir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun'la eklenen 41/A maddesine göre, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir.

Bu müdürlüklerde yalnızca idari personel bulunmaz. Aynı maddeye göre müdürlüklerde müdür, yeteri kadar müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilir. Müdürlük bulunmayan yerlerde görevler, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Yetkili birim çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüdür. Yani başvuru, hak sahibinin değil çocuğun bulunduğu yere yapılır.

Başvurudan teslim emrine giden yol

5395 sayılı Kanun'un 41/C maddesine göre, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair karar yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmezse hak sahibi müdürlüğe başvurabilir.

Talebi alan müdürlük, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçer; kararda belirtilen gün ve saatte çocuğun belirlenen yere getirilmesini derhâl bildirir ve bu bildirimin yapıldığını veya irtibat kurulamadığını tutanağa bağlar.

Yükümlüyle irtibat kurulamaz, yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan eder veya belirlenen yere getirmezse müdürlük derhâl bir teslim emri gönderir. Emir, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.

Teslim emrine uyulmamasının yaptırımı nedir?

Yaptırım, 5395 sayılı Kanun'un 41/F maddesinde ayrı ayrı düzenlenmiştir ve iki hâl için farklıdır.

Çocuk teslimine dair kararların yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda ise ceza daha hafiftir: aynı fiilleri işleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.

Yükümlülük tek taraflı değildir. Aynı maddeye göre kişisel ilişki kurulması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, kararda belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Yani çocuğu zamanında iade etmemek de yaptırıma bağlanmıştır.

Bir başka sonuç velayetin kendisine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesine 2021'de eklenen fıkraya göre mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Bu ihtar, kararda yazılı bir uyarı olarak yer alır.

Müdürlüğün işlemine itiraz edilebilir mi?

Edilebilir ve süresi kısadır. 5395 sayılı Kanun'un 41/E maddesine göre müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir.

Mahkeme, yapılan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabilir ve dosya üzerinden veya gerektiğinde ilgilileri dinlemek suretiyle ivedilikle karar verir.

Şikâyet üzerine verilen karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtirazı inceleyecek merci, aynı yerdeki bir sonraki aile mahkemesi dairesi; tek daire varsa asliye hukuk mahkemesidir.

Bir hafta ve iki haftalık bu süreler kısa olduğundan, müdürlükten gelen her tebligatın tarihinin kayıt altına alınmasında yarar vardır.

Teslim sırasında kayıt alınması da düzenlenmiştir: 41/G maddesine göre teslim sırasında kayda alınan ses veya görüntülerin internette yayınlanması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden ilgililer, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebilir.

Kişisel ilişki dosyaları hem çocuğun günlük düzenini hem tarafların haklarını doğrudan etkiler ve süreler kısadır. Somut olayın koşulları sonucu değiştirdiğinden, süreç başlatılmadan önce bir avukata danışılmasında yarar vardır.

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku.

Dayanak mevzuat

  • TMK m.182 (boşanmada kişisel ilişkinin düzenlenmesi ve ihtar)
  • TMK m.323 (kişisel ilişki hakkı)
  • TMK m.324 (sınırları ve kaldırılması)
  • TMK m.325 (üçüncü kişiler)
  • TMK m.326 (yetki)
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A (görevli ve yetkili birim)
  • 5395 sayılı Kanun m.41/C (teslim emri)
  • 5395 sayılı Kanun m.41/E (şikâyet ve itiraz)
  • 5395 sayılı Kanun m.41/F (disiplin hapsi)

Sık sorulan sorular

Çocukla kişisel ilişki kararına uyulmazsa icraya mı gidilir?

Hayır. 5395 sayılı Kanun'un 2021'de eklenen 41/A maddesine göre bu kararlar Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir. Başvuru, çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüne yapılır; icra dairesi devreden çıkmıştır.

Çocuğu göstermeyen tarafa ne ceza verilir?

5395 sayılı Kanun'un 41/F maddesine göre kişisel ilişki kararına ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Çocuk teslimine dair kararlarda bu ceza üç aya kadar disiplin hapsidir.

Çocuğu zamanında geri getirmezsem ne olur?

Aynı maddeye göre kişisel ilişki için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, kararda belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.

Büyükanne ve büyükbaba torununu görmek için dava açabilir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesine göre olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlara da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.

Kişisel ilişkiye engel olmak velayeti kaybettirir mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesine 2021'de eklenen fıkraya göre mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. Sonuç somut olaya göre değerlendirilir.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 30 Eylül 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp