İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler
  3. Alacak Tahsili

Alacak Tahsili

Tutuklamaya İtiraz ve Adli Kontrol: Süre ve Usul

5 dk okuma

Tutuklamaya itiraz, tutuklama kararının hukuka uygunluğunun başka bir merci tarafından denetlenmesini sağlayan yoldur. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesine göre itiraz, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır. Süre kısadır ve kaçırıldığında bu yol kapanır.

Tutuklama kararı hangi şartlarla verilir?

İtirazın dayanağını anlamak için önce tutuklamanın şartlarını bilmek gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesine göre tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren **somut delillerin** ve bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması gerekir.

Aynı madde bir ölçülülük sınırı da koyar: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez.

Tutuklama nedenleri de sayılmıştır. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa; veya davranışları delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişimi hususunda kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama nedeni var sayılabilir.

Kararın gerekçesi de kanunla şekillendirilmiştir. 101. maddeye göre tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olduğu ve **adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı** somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Son koşul 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'la eklenmiştir.

Tutuklamaya itiraz süresi ne kadar?

Süre iki haftadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesine göre hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren **iki hafta** içinde yapılır.

Bu süre eskiden yedi gündü; 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki süreler iki haftaya çıkarılmıştır. İnternetteki pek çok kaynak hâlâ yedi gün yazmaktadır.

İtiraz, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar.

Dilekçenin doğrudan üst mercie değil, kararı veren mercie verilmesi önemlidir. Çünkü kanun o mercie önce bir düzeltme imkânı tanır.

İtirazı hangi merci inceler?

Önce kararı veren merci inceler. 268. maddeye göre kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse **en çok üç gün içinde** itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

Yetkili merci kararı verenin kim olduğuna göre değişir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği bulunması hâlinde numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe aittir; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe gider.

Bu düzen, itirazın aynı hâkim tarafından incelenmesini önlemek için kurulmuştur. Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa farklı bir merci belirlenir.

İtiraz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır; duruşma açılması zorunlu değildir. Bu nedenle itiraz dilekçesinin içeriği, tek başına belirleyici olabilir.

İtiraz dışında hangi yollar var?

Tutukluluğa karşı yalnızca itiraz yolu yoktur; üç ayrı imkân birlikte işler ve karıştırılmamalıdır.

Birincisi tahliye talebidir. 104. maddeye göre soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. Tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmeye hâkim veya mahkemece karar verilir ve **bu kararlara da itiraz edilebilir**. Yani tahliye talebinin reddi, yeni bir itiraz hakkı doğurur.

İkincisi kendiliğinden yapılan denetimdir. 108. maddeye göre soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve **en geç otuzar günlük süreler** itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karara bağlanır.

Aynı madde, tutukluluk durumunun incelenmesinin bu süre içinde şüpheli tarafından da istenebileceğini belirtir. Kovuşturma evresinde ise hâkim veya mahkeme, sanığın tutukluluğunun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında kendiliğinden karar verir.

Üçüncüsü adli kontroldür ve çoğu zaman en işlevsel talebi oluşturur.

Adli kontrol nedir, hangi yükümlülükleri içerir?

Adli kontrol, tutuklamanın yerine geçen daha hafif bir koruma tedbiridir. 109. maddeye göre bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100. maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Adli kontrol, şüphelinin maddede sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir: yurt dışına çıkamamak; hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak; hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına uymak; her türlü taşıtı veya bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek; uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine uymak.

Pratikte en çok istenen talep, tutuklamanın kaldırılıp yerine adli kontrol uygulanmasıdır. 101. maddenin aradığı “adli kontrolün yetersiz kalacağı” gerekçesinin somut olgularla gösterilmemiş olması, itirazın en güçlü dayanaklarından biridir.

İtiraz dilekçesinde nelere dikkat edilmeli?

İtiraz, suçun işlenip işlenmediğini tartışmaktan çok kararın kanuni şartları taşıyıp taşımadığını tartışır. Bu nedenle dilekçe, 100. ve 101. maddelerdeki unsurlar üzerinden kurulmalıdır.

Kuvvetli suç şüphesini gösteren **somut delil** ortaya konulmuş mu, hangi tutuklama nedenine dayanılmış, tedbir ölçülü mü ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı gerekçelendirilmiş mi; bu dört sorunun her biri ayrı bir itiraz başlığıdır.

Kaçma şüphesine dayanılmışsa sabit ikametgâh, düzenli iş, aile bağları ve varsa önceki çağrılara uyulduğunu gösteren belgeler dosyaya sunulur. Delil karartma şüphesine dayanılmışsa delillerin toplanmış olması önemli bir karşı argümandır.

Süreler kısa olduğu için kararın öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarih mutlaka kayıt altına alınmalıdır; iki haftalık süre bu tarihten işler.

Tutukluluk doğrudan kişi özgürlüğünü etkileyen bir tedbirdir ve itiraz incelemesi çoğunlukla dosya üzerinden yapıldığından dilekçenin içeriği sonucu belirler. Bu nedenle sürecin başında bir avukata danışılmasında yarar vardır.

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku.

Dayanak mevzuat

  • CMK m.100 (tutuklama nedenleri)
  • CMK m.101 (tutuklama kararının gerekçesi)
  • CMK m.104 (salıverilme istemi)
  • CMK m.108 (tutukluluğun incelenmesi)
  • CMK m.109 (adli kontrol)
  • CMK m.267-268 (itiraz usulü ve merciler)

Sık sorulan sorular

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesine göre itiraz, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu süre 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır; eski metni esas alan kaynaklar hâlâ yedi gün demektedir.

İtiraz dilekçesi nereye verilir?

Kararı veren mercie verilir. O merci itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Doğrudan üst mercie başvurmak gerekmez.

Tahliye talebi reddedilirse ne yapılır?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 104. maddesine göre tutukluluğun devamına veya salıverilmeye ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Yani tahliye talebinin reddi yeni bir itiraz hakkı doğurur ve bu da iki haftalık süreye tabidir.

Tutukluluk ne sıklıkla incelenir?

108. maddeye göre soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek incelenir. Şüpheli de bu süre içinde inceleme isteyebilir. Kovuşturmada mahkeme her oturumda kendiliğinden karar verir.

Tutuklama yerine adli kontrol istenebilir mi?

İstenebilir. 109. maddeye göre tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde dahi şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Ayrıca 101. madde, tutuklama kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağının gösterilmesini zorunlu tutar.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Alacak Tahsili başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 6 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp