İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler

Makale

Evime Haciz Geldi, Eşyalar Bana Ait Değil: İstihkak Davası ve Yedi Günlük Süre

5 dk okuma

Haciz sırasında alınan eşya borçluya değil başka birine aitse, bu kişinin hakkını koruyan yol istihkak iddiası ve istihkak davasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesine göre malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. Mal borçlunun elinde bulunuyorsa onun maliki sayılacağına dair bir karine vardır ve bu karineyi çürütme yükü istihkak iddia edene aittir. Mal üçüncü kişinin elindeyse davayı açma yükü alacaklıya geçer.

İstihkak iddiası nasıl ileri sürülür?

İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesine göre borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve durumu iki tarafa bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük süre verir. Bu süre içinde susmaları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

En kritik süre ise şudur: malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Yedi gün, haczi öğrendiği andan işler.

Haciz sırasında orada değildim

Süre haczin yapıldığı günden değil, kişinin hacizden haberdar olduğu tarihten başlar. Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesi, kendisine istihkak talebinde bulunma imkânı verilmemiş olan üçüncü şahsın, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabileceğini düzenler. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir.

Mülkiyet karinesi: eşya kimin elindeyse onun sayılır

İstihkak uyuşmazlıklarının sonucunu çoğu zaman tek bir kural belirler. İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesine göre bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlu elinde sayılır.

24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun'la eklenen cümlelerle bir yumuşatma getirilmiştir: bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz; ancak 97. maddenin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir.

Aynı madde, ev içindeki eşyalar için özel bir ölçüt verir: birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

İspat yükü kimde?

İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesi bu konuda nettir: istihkak davacısı, malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir. Yani 'bu eşya benim' demek yetmez; nasıl alındığı ve neden borçlunun evinde durduğu birlikte açıklanmalı ve belgelendirilmelidir. Fatura, banka ödemesi, kira veya ariyet sözleşmesi bu noktada belirleyici olur.

Mal üçüncü kişinin elindeyse ne olur?

Bu hâlde roller tersine döner. İcra ve İflas Kanunu'nun 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la değişik 99. maddesine göre, haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz.

İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.

Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması hâlinde de aynı hüküm uygulanır.

Takibin talikı: satış durur mu?

İstihkak davası açılması tek başına takibi durdurmaz; bunun ayrıca istenmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesine göre davacının talebi üzerine icra hâkimi, takibin talik edilip edilmemesi hakkında acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.

Kanun, dava sonuçlanmadan malın paraya çevrilmiş olması ihtimalini de karşılar: bu durumda icra hâkimi, elde edilen bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi ya da teminat karşılığında veya hâlin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.

İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Basit yargılama usulü, dilekçe teatisinin sınırlı olması ve delillerin dava açılırken sunulması anlamına gelir; sonradan delil eklemek kural olarak mümkün değildir.

Pratikte ne yapılmalı?

Haciz tutanağının bir örneğini almak ilk adımdır; süreler bu belgeyle ispatlanır. Tutanakta hangi eşyaların yazıldığı ve istihkak iddiasının orada beyan edilip edilmediği, sonraki aşamanın tamamını belirler.

İkinci adım belgeyi toplamaktır. Eşyanın kime ait olduğunu gösteren fatura, garanti belgesi, banka ekstresi, kargo kaydı ya da kira sözleşmesi dosyanın omurgasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesindeki ispat yükü, bu belgeler olmadan karşılanamaz.

Üçüncü adım süreyi kaçırmamaktır. Yedi günlük süre hak düşürücüdür ve geçtiğinde aynı takipte iddia ileri sürülemez; geriye yalnızca genel hükümlere göre ayrı bir dava açma ihtimali kalır ki bu çok daha uzun ve masraflı bir yoldur. Sivas'ta yapılan bir hacizde istihkak davası, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yöneltilir.

İlgili çalışma alanı: Alacak Tahsili, Gayrimenkul Hukuku.

Dayanak mevzuat

  • 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m.96 (istihkak iddiası ve yedi günlük süre)
  • 2004 s. İİK m.97 (icra mahkemesinde istihkak davası ve takibin talikı)
  • 2004 s. İİK m.97/a (mülkiyet karinesi ve ispat yükü; Ek cümleler: 24/11/2021 - 7343/8)
  • 2004 s. İİK m.99 (malın üçüncü kişi elinde olması; Değişik: 2/7/2012 - 6352/20)
  • 2004 s. İİK m.82-83 (haczedilemeyen mallar ve kısmen haczedilebilenler)

Sık sorulan sorular

İstihkak iddiası için süre kaç gün?

Yedi gün. İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesine göre malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde iddiada bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

Eşya benim demek yeterli mi?

Yeterli değil. İİK 97/a'ya göre istihkak davacısı, malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebepleri göstermek ve ispat etmekle yükümlüdür.

Evdeki eşyanın eşe ait olduğu kabul edilir mi?

İİK 97/a, birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar ile örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanların bunların sayılacağını düzenler. Aksini ispat yükü iddia edene aittir.

İstihkak davası satışı durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Davacının talebi üzerine icra hâkimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında acele karar verir. Mal üçüncü kişinin elindeyse, İİK 99 uyarınca alacaklının süresinde açtığı dava sonuçlanıncaya kadar satış yapılamaz.

Mal benim evimde değil, kendi işyerimde haczedildi, ne olur?

Haczedilen şey borçlunun elinde değil de üçüncü kişi nezdinde bulunuyorsa, İİK 99 uyarınca davayı açma yükü alacaklıya geçer; icra müdürü alacaklıya yedi gün süre verir ve bu sürede dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 24 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp