Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Dava asliye hukuk mahkemesinde, nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır. 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'la değiştirilen ikinci fıkra uyarınca ad değişikliği artık nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur; ilanda mahkeme, karar tarihi, dosya numaraları ve kişinin eski ile yeni adı yer alır. Ad değişmekle kişisel durum değişmez ve değişiklikten zarar gören, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir.
Haklı sebep ne demek?
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesi tek bir cümleyle kuralı koyar: adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Kanun haklı sebepleri saymaz; takdir hâkimdedir.
Uygulamada kabul gören sebepler bellidir. Adın telaffuzunun güç olması, gülünç ya da incitici anlam taşıması, kişinin çevresinde fiilen başka bir adla tanınıyor olması, dinî veya kültürel bir sebep, aynı isimle karışıklık yaşanması, cinsiyetle bağdaşmayan bir ad taşınması bunlar arasındadır.
Soyadı bakımından da aynı madde uygulanır. Soyadının kötü anlam taşıması, ailede yaşanan olaylar sebebiyle o soyadını taşımanın kişiyi rahatsız etmesi ya da çevrede başka bir soyadıyla tanınma haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Dava, kişinin kendi hayatına ilişkin bir talep olduğundan kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğindedir.
Kaç kez değiştirilebilir?
Kanun bir sayı sınırı koymaz. Ancak her talep haklı sebebe dayanmak zorundadır; daha önce bir kez değiştirmiş olmak, sonraki talebin reddi için tek başına yeterli sayılmamakla birlikte, hâkimin haklı sebep değerlendirmesinde dikkate alınır.
Dava nerede ve kime karşı açılır?
Ad ve soyadı değiştirme davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri mahkemesidir; Sivas'ta ikamet eden bir kişi davasını Sivas Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açar.
Dava, nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır. Nüfus kayıtlarında değişiklik yapılması istenildiği için husumetin doğru yöneltilmesi davanın usulden reddedilmemesi bakımından önemlidir.
Dilekçede yalnızca 'adımı değiştirmek istiyorum' demek yeterli değildir; haklı sebebin somut olarak açıklanması ve delillerle desteklenmesi gerekir. Tanık beyanı bu davalarda en çok başvurulan delildir; kişinin çevresinde fiilen hangi adla tanındığını tanıklar ortaya koyar. Bunun yanında okul, iş yeri veya sosyal çevreye ait belgeler de sunulabilir.
2024'te değişen ilan kuralı
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrası, 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre adın değiştirildiği, nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur.
İlanın içeriği de maddede sayılmıştır: hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası, adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı ile mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı.
Bu değişiklik, eskiden gazetede yapılan ilan uygulamasının yerini almıştır. İnternetteki pek çok kaynak hâlâ gazete ilanından söz ettiği için, karar sonrası yapılacak işlemde güncel düzenlemeye bakmak gerekir.
Karardan sonra ne yapılır?
Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne başvurularak kayıt düzeltilir ve yeni kimlik çıkarılır. Ardından tapu, banka, SGK, vergi dairesi, ehliyet, pasaport ve abonelik kayıtlarının güncellenmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesi önemli bir sınır çizer: ad değişmekle kişisel durum değişmez. Yani kişinin medeni hâli, soybağı, borç ve alacakları, mahkûmiyet kayıtları ve sözleşmeden doğan yükümlülükleri aynen devam eder. Ad değişikliği bir kimlik tazeleme işlemi değildir.
Aynı madde bir de itiraz yolu tanır: adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Bu, ad değişikliğinin alacaklıları veya üçüncü kişileri zarara uğratmak amacıyla kullanılmasını önleyen bir hükümdür.
Çocuğun adı değiştirilebilir mi?
Ergin olmayan çocuk adına dava, velayet hakkına sahip ana veya baba tarafından açılır. Velayet ortak kullanılıyorsa her iki ebeveynin birlikte hareket etmesi beklenir; anlaşmazlık hâlinde hâkimin müdahalesi gündeme gelir. Burada da ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Soyadıyla ilgili özel durumlar
Evlenen kadının soyadı, boşanma sonrası soyadı ve çocuğun soyadı, Türk Medeni Kanunu'nun ayrı maddelerinde ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla şekillenen bir alandır. Bu talepler, 27. maddeye dayanan genel ad değiştirme davasından farklı hukuki temellere dayanır.
Boşanan kadının evlilik soyadını kullanmaya devam etmesi, Türk Medeni Kanunu'nun 173. maddesindeki şartlara tabidir ve bunu kullanmakta menfaati bulunduğunu ispat etmesi aranır. Bu, haklı sebeple ad değiştirme davasıyla karıştırılmamalıdır.
Velayeti kendisinde bulunan annenin, çocuğun soyadının değiştirilmesini talep etmesi ise kendi başına bir uyuşmazlık türüdür ve çocuğun üstün yararı ölçütüyle değerlendirilir. Hangi talep olursa olsun, hukuki dayanağın doğru seçilmesi davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Nüfus kaydının düzeltilmesinden farkı
Ad değiştirme davası ile nüfus kaydının düzeltilmesi davası sık sık karıştırılır. Ad değiştirmede kayıt doğrudur, kişi bu doğru kaydın değiştirilmesini haklı sebebe dayanarak ister. Kayıt düzeltmede ise kaydın baştan yanlış olduğu, yazım hatası veya maddi bir hata bulunduğu ileri sürülür.
Ayrım pratikte önemlidir. Yalnızca harf hatası, kısaltma ya da nüfus memurunun yazım yanlışı söz konusuysa, haklı sebep ispatı aranmaz; düzeltme talebi yeterlidir. Doğum tarihi ve cinsiyet gibi kayıtların düzeltilmesi de bu ikinci grup içinde değerlendirilir ve çoğu zaman resmî belge ile kemik yaşı raporu gibi delillere dayanır.
Yanlış hukuki temelle açılan dava, esastan incelenmeden reddedilebilir ya da ispat yükü gereksiz yere ağırlaşabilir. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce nüfus kayıt örneğinin incelenmesi ve talebin hangi gruba girdiğinin belirlenmesi gerekir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku, İdare Hukuku.
Dayanak mevzuat
- 4721 s. Türk Medeni Kanunu m.26 (adın korunması)
- 4721 s. TMK m.27 (adın değiştirilmesi; Değişik ikinci fıkra: 14/11/2024 - 7532/12)
- 4721 s. TMK m.173 (boşanan kadının soyadı)
- 5490 s. Nüfus Hizmetleri Kanunu (nüfus kayıtlarının düzeltilmesi)
Sık sorulan sorular
İsim değiştirmek için hangi mahkemeye başvurulur?
Asliye hukuk mahkemesine. Dava, davacının yerleşim yeri mahkemesinde ve nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır.
Haklı sebep olmadan isim değiştirilebilir mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesi, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebileceğini düzenler. Haklı sebebin somut olarak açıklanması ve delillendirilmesi gerekir.
İsim değişikliği nerede ilan edilir?
14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'la değişen 27. maddeye göre nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında. Eski gazete ilanı uygulamasının yerini almıştır.
Adımı değiştirince borçlarım silinir mi?
Hayır. Kanun açıkça 'ad değişmekle kişisel durum değişmez' der. Borçlar, alacaklar, medeni hâl ve kayıtlar aynen devam eder.
Karara itiraz edilebilir mi?
Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.
Bu yazı 21 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.
