Maaş haczi, borçlunun ücretinden belirli bir oranda kesinti yapılarak alacağın tahsil edilmesidir. İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesine göre maaşlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar dörtte birinden az olamaz.
Maaş haczinde kesinti oranı nedir?
Kural İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesindedir ve iki aşamalıdır. Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar, emekli maaşları ile sigortalar veya emekli sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar; **borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar düşüldükten sonra** haczolunabilir.
İkinci aşama bir alt sınır koyar: 12/4/1968 tarihli değişiklikle eklenen cümleye göre **haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz**.
Bu iki cümle birlikte okunmalıdır. Yaygın kanının aksine kanun “maaşın dörtte biri haczedilir” demez; önce geçim için gerekli miktarın düşülmesini ister, sonra kesilen tutarın dörtte birin altına inemeyeceğini söyler. Yani dörtte bir bir üst sınır değil, **alt sınırdır**.
Uygulamada icra müdürlüğü çoğunlukla dörtte bir oranında kesinti kararı verir; borçlu geçim koşullarını ileri sürerek bu oranın değerlendirilmesini isteyebilir, ancak kesinti dörtte birin altına indirilemez.
Kesintinin hesabında brüt ücret değil, yasal kesintiler düşüldükten sonra ele geçen net ücret esas alınır. Yemek ve yol yardımı gibi düzenli ödemelerin ücrete dâhil sayılıp sayılmayacağı ise ödemenin niteliğine göre değerlendirilir; bu ayrım, kesilecek tutarı doğrudan değiştirir.
Birden fazla haciz varsa ne olur?
Aynı maddede açık bir sıra kuralı vardır: birden fazla haciz var ise sıraya konur. **Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.**
Bunun pratik sonucu şudur: üç ayrı alacaklı maaş haczi koydurmuşsa, maaştan aynı anda üç kesinti yapılmaz. Birinci sıradaki alacak tamamen bitene kadar yalnızca o alacak için kesinti yapılır, diğerleri sırada bekler.
Bu nedenle haczin konulduğu tarih, alacaklı bakımından belirleyicidir. Sonradan gelen bir haciz, önceki alacak bitene kadar fiilen sonuç doğurmaz.
Borçlu bakımından ise sonuç şudur: kaç haciz olursa olsun maaştan yapılan toplam kesinti, tek bir haciz varmış gibi hesaplanır.
Emekli maaşı haczedilebilir mi?
Kural olarak hayır ve bu, maaş haczinden en önemli farktır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesine göre sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez.
Aynı fıkra haczi de yasaklar: gelir, aylık ve ödenekler, **88. maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez**.
Yani emekli aylığına yalnızca iki hâlde haciz konulabilir: Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kendi alacakları ve nafaka borçları. Banka kredisi, kredi kartı veya senet borcu için emekli aylığı haczedilemez.
Kanun bir de usul kuralı getirir: haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, **borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde icra müdürü tarafından reddedilir**.
Buradaki “muvafakat” ifadesi önemlidir: borçlu kendisi rıza gösterirse emekli aylığına haciz konulabilir. Uygulamada kredi sözleşmelerine konulan peşin muvafakat kayıtları tartışma konusudur; aşağıdaki kural bu noktada devreye girer.
Burada sık karışan bir nokta daha vardır: yaşlılık aylığı ile birlikte çalışmaya devam eden kişinin ücreti, emekli aylığından ayrı bir gelirdir ve maaş haczine ilişkin genel kurallara tabidir. Haczin hangi gelire yöneltildiği bu nedenle açıkça belirlenmelidir.
Önceden verilen haciz muvafakati geçerli mi?
İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi nettir: 82 ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair **önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir**.
Bu hüküm, borcun doğduğu anda alınan genel nitelikli muvafakatleri hedefler. Henüz haciz söz konusu değilken, sözleşmenin içine yerleştirilen “maaşımın tamamının haczine muvafakat ediyorum” türünden kayıtlar bu madde kapsamında değerlendirilir.
Maddenin amacı borçlunun geçim kaynağını korumaktır; bu koruma, sözleşme özgürlüğü gerekçesiyle önceden bertaraf edilemez.
Bu nedenle maaş haczi dosyalarında, muvafakatin ne zaman ve hangi aşamada verildiği incelenmesi gereken ilk konulardandır.
İşverenin yükümlülükleri ve sorumluluğu
Maaş haczinde asıl muhatap borçlu değil, işverendir. İcra ve İflas Kanunu'nun 355. maddesine göre devlet işlerinde veya özel kuruluşlarda bulunan borçlu memur veya çalışanların maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ile ücreti miktarını **nihayet bir hafta içinde** bildirmek zorundadır.
Yükümlülük bildirimle bitmez: borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı gereğince haczolunan miktarı kesip hemen daireye göndermek de zorunludur.
Değişiklikleri bildirme yükümlülüğü de vardır. Borçlunun maaşında, ücretinde veya görevinde meydana gelen değişiklikler ile hizmetine son verilmesi hâli derhâl icra dairesine bildirilmelidir.
Bu yükümlülüklere uymamanın yaptırımı ağırdır. 356. maddeye göre bu hükümlere riayet etmeyenlerin kesmedikleri veya göndermedikleri para, **ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın** icra dairesince kendi maaşlarından veya diğer mallarından alınır. Bu kişilerin borçluya rücu hakkı saklıdır.
Yani kesinti yapmayan işveren, borçlunun borcundan kendi malvarlığıyla sorumlu hâle gelir.
Maaş haczi dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğunlukla kesintinin oranı değil, haczin sırası, muvafakatin geçerliliği ve aylığın niteliğidir. Maaşınıza haciz geldiğinde veya alacağınız için haciz koyduracaksanız, bir avukata danışılmasında yarar vardır.
İlgili çalışma alanı: Alacak Tahsili.
Dayanak mevzuat
- İİK m.83 (kısmen haczi caiz olan şeyler ve dörtte bir kuralı)
- İİK m.83/a (önceden yapılan anlaşmalar)
- İİK m.355 (maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul)
- İİK m.356 (riayet etmeyenler hakkında hükümler)
- 5510 sayılı Kanun m.93 (devir, temlik ve haciz yasağı)
Sık sorulan sorular
Maaşın ne kadarı haczedilebilir?
İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesine göre maaş, borçlu ve ailesinin geçinmesi için gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar dörtte birinden az olamaz. Dörtte bir, üst sınır değil alt sınırdır.
Emekli maaşıma haciz konulabilir mi?
Kural olarak hayır. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine göre gelir, aylık ve ödenekler, Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Haczi yasak olan aylığa ilişkin talepler, borçlunun muvafakati yoksa icra müdürü tarafından reddedilir.
İki ayrı haciz varsa maaştan iki kesinti mi yapılır?
Hayır. İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesine göre birden fazla haciz varsa sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Toplam kesinti tek haciz varmış gibi hesaplanır.
Kredi sözleşmesindeki haciz muvafakati geçerli mi?
İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesine göre 82 ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Muvafakatin hangi aşamada verildiği bu nedenle incelenmesi gereken ilk konudur.
İşveren kesinti yapmazsa ne olur?
İcra ve İflas Kanunu'nun 356. maddesine göre kesinti yapmayan veya gönderilmeyen para, ayrıca mahkeme kararına gerek kalmaksızın icra dairesince işverenin kendi maaşından veya mallarından alınır. İşverenin borçluya rücu hakkı saklıdır.

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.
Bu yazı 6 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.
