İçeriğe geç
Sularbaşı Mah., Şenyurt Sitesi, Merkez / Sivas Görüşmeler randevu ile av.betulalbayrakk@gmail.comWhatsApp
Betül AlbayrakAvukat · Sivas Barosu
  1. Ana Sayfa
  2. Makaleler

Makale

Kefil Olmanın Sonuçları: El Yazısı Şartı, Eşin Rızası ve Sorumluluğun Sınırı

5 dk okuma

Kefalet, borçlu ödemezse alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olma taahhüdüdür ve Türk Borçlar Kanunu bu taahhüdü çok sıkı şekil şartlarına bağlar. Sözleşme yazılı yapılmadıkça, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Dahası kefil; azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil ise bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla yazmak zorundadır. Evli kişilerin kefaleti kural olarak diğer eşin yazılı rızasına bağlıdır ve bu rızanın en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir.

Kefalet hangi şekilde yapılmalı?

Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi, kefaleti geçerlilik şekline bağlar. Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Bununla da yetinilmez. Kanun, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesini şart koşar.

Bu, matbu bir forma sadece imza atmanın kefalet doğurmaması anlamına gelir. Rakam ve tarih bilgisayarda yazılmış, kefil yalnızca imzalamışsa sözleşme şekil yönünden sakattır. Uygulamada en sık rastlanan geçersizlik sebebi budur.

Sonradan yapılan değişiklikler

Kanun'un 583. maddesinin son fıkrasına göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Yani kefilin haberi olmadan büyütülen bir borç kefili bağlamaz. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına tabidir.

Eşin rızası neden şart?

Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi, aile ekonomisini korumak için getirilmiş bir hükümdür. Eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir.

Zamanlama da belirleyicidir: bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Sonradan alınan rıza eksikliği gidermez.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına, adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için ise eşin rızası aranmaz.

Eşin rızası aranmayan hâller

28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'la eklenen fıkra önemli bir istisna getirmiştir. Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde, mesleki faaliyetleriyle ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Şirket ortağının kendi şirketinin kredisine kefil olması bu kapsamdadır.

Adi kefalet ile müteselsil kefalet farkı

Adi kefalette alacaklı, önce asıl borçluya başvurmak ve ondan tahsil edememek durumundadır. Kefil, tartışma hakkını ileri sürerek 'önce borçluya git' diyebilir.

Müteselsil kefalette ise alacaklı doğrudan kefile gidebilir. Borçlunun malı var mı, takip edildi mi diye bakılmaz. Uygulamada bankaların ve finans kuruluşlarının aldığı kefaletlerin neredeyse tamamı müteselsildir.

Fark hayati olduğu için kanun, müteselsil kefilliğin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesini şart koşmuştur. Bu ifade el yazısıyla yazılmamışsa, kefaletin müteselsil olduğu ileri sürülemez. İmzalamadan önce bakılacak ilk şey budur.

Sorumluluk ne kadarla sınırlı?

Kefilin sorumluluğu, sözleşmede el yazısıyla yazılan azami miktarla sınırlıdır. Bu rakam yalnızca anaparayı değil, faiz ve takip giderleriyle birlikte varılacak toplam tavanı ifade eder.

Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilir. Kefalet verilirken bu sınırın gerçekçi tutulması, kefilin yıllar sonra karşılaşacağı tutarı belirler.

Kefaletten kurtulma kendiliğinden olmaz. Borcun sona ermesi, alacaklının kefili ibra etmesi ya da kanunda sayılan sebeplerin gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle kefil olduktan sonra asıl borcun seyrini takip etmek, ödeme yapıldıkça belge saklamak önemlidir. Kefalet nedeniyle hakkında icra takibi başlatılan kişi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Kefil ödeme yaptıktan sonra ne olur?

Kefil borcu ödediğinde alacak hakkı sona ermez, el değiştirir. Ödeme yapan kefil, alacaklının haklarına onun yerine geçerek halef olur ve asıl borçluya rücu edebilir. Bu, kefilin ödediği tutarı borçludan isteyebilmesi demektir.

Rücu hakkının işe yaraması, ödeme belgelerinin saklanmasına bağlıdır. Banka dekontu, icra dosyasındaki ödeme kaydı ve alacaklının verdiği makbuz, sonraki takibin dayanağıdır. Ayrıca kefil, ödemeyi yapmadan önce borçluya bildirimde bulunursa, borçlunun ileri sürebileceği def'ileri de öğrenmiş olur.

Kefil hakkında icra takibi başlatılmışsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi gerekir. Şekil şartına aykırılık, eşin rızasının bulunmaması veya azami miktarın aşılması gibi iddialar bu aşamada ileri sürülür. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve bu savunmalar sonradan çok daha zor hâle gelir.

İlgili çalışma alanı: Sözleşme Hukuku, Alacak Tahsili.

Dayanak mevzuat

  • 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m.581 (kefalet sözleşmesinin tanımı)
  • 6098 s. TBK m.583 (şekil şartı ve el yazısı zorunluluğu)
  • 6098 s. TBK m.584 (eşin rızası; Ek fıkra: 28/3/2013 - 6455/77)
  • 6098 s. TBK m.585-586 (adi ve müteselsil kefalet)
  • 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m.62 (ödeme emrine yedi gün içinde itiraz)

Sık sorulan sorular

Kefalet sözleşmesini sadece imzalasam yeterli mi?

Yeterli değil. Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil ise bu sıfatını kendi el yazısıyla yazmasını şart koşar. Bunlar yoksa sözleşme geçerli olmaz.

Eşimin haberi olmadan kefil olabilir miyim?

Kural olarak hayır. 584. maddeye göre, ayrılık kararı yoksa veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmamışsa kefalet ancak diğer eşin yazılı rızasıyla verilebilir ve bu rıza en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır.

Şirket ortağıyım, kefalette eş rızası gerekir mi?

Gerekmez. 6455 sayılı Kanun'la eklenen fıkra uyarınca ticaret siciline kayıtlı işletme sahibi ile ticaret şirketinin ortak veya yöneticisinin işletme ya da şirketle ilgili kefaletlerinde, esnaf ve sanatkârların mesleki kefaletlerinde eşin rızası aranmaz.

Borç sonradan artarsa sorumluluğum büyür mü?

Hayır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Sorumluluk, el yazısıyla yazılan azami miktarla sınırlıdır.

Alacaklı önce borçluya gitmek zorunda mı?

Adi kefalette evet, müteselsil kefalette hayır. Müteselsil kefalette alacaklı doğrudan kefile başvurabilir; ancak müteselsil sıfatının kefilin el yazısıyla belirtilmiş olması gerekir.

Av. Betül Albayrak

Sivas Barosu’na kayıtlı avukat. Aile, ceza ve miras hukuku başta olmak üzere dava takibi ve danışmanlık.

Bu yazı 15 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir; hukuki görüş yerine geçmez. Kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.

WhatsApp